Türkiye'de ki ünlü mankenlerin etek altı görüntüleri ve ünlü porno sikiş videoları.
29 Aralık 2013 Pazar
En güzel türk manken pornolari frikikler
Selam sevgili 31’ciler. Adım Oktay, 34 yaşındayım, 1.69 boyunda, 57 kilo ağırlığında, esmer ve doğrusu fazla yakışıklı değilim. Fakat nedense bazı kadınlar gözlerimin çok masum ve çekici olduğunu söylerler. Kartonpiyer, saten alçı, boya işleriyle kazancımı sağlıyorum.
Aylardan Hazırandı, tam boyacıların para kazanma dönemi. Harıl harıl çalışıyorduk ki, telefonum çaldı. Arayan emlakçı Zafer abiydi, numaramı kırtasiyeci bir adama vermiş, beni evlerinin boyası için arayacaklarmış, mümkünse uygun fiyata yapmamı söyledi. Okeyleyip kapattık telefonu ve işe devam ettim. Öğleden sonra saat 3:30 civarında telefonum çaldı, cevap verdim. Selamlaşma faslından sonra numaramı Zafer beyden aldığını söyledi. Ben de doğruladım ve haberim olduğunu söyledim. Benden mümkünse akşam 7 de eve gelip, bakıp fiyat çıkarmamı rica etti. “Memnuniyetle!” deyip adresi aldım...
Akşam saat 7 olduğunda apartmanın önünden kendisini arayıp geldiğimi söyledim. Otomatiğe basıp apıyı açtılar, asansörle 4. kata çıktım. İçeri girdim. Çoğunlukla olduğu gibi evin tamamının boyanacağını, malzemeyle falan uğraşamayacaklarını söyleyip, benim malzemeli boya yapmamı istediler. “Tamam!” dedim. Rasim bey, hava sıcak olduğu için, “Balkona geçelim, orda detayları konuşalım.” dedi. Balkona çıktık, baktım orda 60’lı yaşlarda bir teyze çekirdek yiyordu. Bizi tanıştırdı, ismi Raziye ve annesiymiş. O ev de annesine aitmiş, Rasim beyin kendisi 2 blok ileride oturuyormuş. Annesinin bacaklarında bir sorun varmış, pek ayakta kalamadığını, mümkünse yerleri kirletmememi falan söyledi. (Her zaman duyarız bu tür lafları). “Rahat olun, bizim çalışma sistemimiz temizlik ilkesi ile meşhurdur!” deyip rahatlatmaya çalıştım. Rasim bey çay getirdi. Çaylarımızı içerken fiyat konusunu açtık, üç aşağı beş yukarı derken anlaştık. Ancak 2 gün sonra başlayabileceğimi söyledim, kabul ettiler. Bir miktar malzeme parası alıp müsade istedim...
Diğer yarım işimi ortağımla bitirip, akşam annesinin evine malzemeyi bırakmak için Rasim beyi aradım. Rasım bey de, “Annem evde, gidebilirsiniz.” dedi. Akşam ortağımla birlikte Raziye teyzenin evine malzemeyi bıraktık ve sabah başlayacağımızı söyleyip ayrıldık.
Sabah ortağımla Raziye teyzenin evine geldik, ortalığı çalışma durumuna göre toparlayıp ön hazırlık yaparken, Raziye teyze mutfaktan, “Ustalar hadi gelin çayınız hazır!” diye seslendi. Ortağımla mutfağa gittik, zahmet ettiği için teşekkür edip başladık çayları yudumlamaya. Daha ilk bardak çayımız bitmeden ortağın telefonu çaldı. Eşi arıyordu. Kardeşinin karısının doğum sancılarının başladığını söyleyip, hastaneye götürmesini istedi. Ben de Raziye teyzeye durumu anlattım, “Ortağımın gitmesi gerekiyor, eğer benim yalnız çalışmamın mahsuru yoksa ben işe devam edeceğim.” dedim. Raziye teyze, “Tabiki çalışabilirsin!” dedi. Ortak gitti, ben tavan boyası hazırlayıp boyamaya başladım...
Öğlen Raziye teyze pide söylemiş, birlikte yemeye başladık. Bana, “Kusura bakma, bacaklarım iyi tutmadığı için dışarıdan yemek söyledim, yaşlılık işte...” dedi. Ben de, “Yok canım ne yaşlılığı ya, olur mu, kendinize hakaret etmeyin, sadece bacaklarınızda sorun var!” gibisinden kibarlık yaptım ve ekledim, “Bence bacaklarınızın sürekli masaja ihtiyacı var, ılık suyla sabunla sürekli ovun, yada ovdurun. Eminim 1-2 aya kalmaz yürüyüşe bile çıkarsınız!” dedim. O da, “İyi diyorsun da, kim ovacak, ben doğru dürüst eğilemiyorum ki? Gelinim yapamaz çalışıyor, oğlanın durumu malum, o da hergün 6-7 ye kadar çalışıyor!” dedi. “Haklısınız!” demekle yetindim. Aslında biraz acımıştım Raziye teyzeye.
Yemek bitti, benim aklıma ona bir iyilik yapmak geldi içimden. Ketıl tezgahın üstündeydi, aldım suyu doldurup kaynattım. Lavabo ihtiyacım için banyoya gittiğimde leğen görmüştüm, alıp suyu boşalttım içine. Ilıklaştırıp, “Raziye teyze müsade edermisin, bacaklarına masaj yapayım?” dedim. “Ah usta işinden olmayasın?” dedi. “Yoo, nasıl olsa işimin patronu benim, rahat ol!” dedim. “Peki ozaman!” deyip mutlu oldu. Leğeni yanaştırıp ayaklarını leğenin içine koydum. Sabun bulamadığım için şampuanla bacaklarını ovmaya başladım. Yaklaşık yarım saat sohbet ederek ovmaya devam ediyordum ki, bir ara Raziye teyzenin ellerinin saçımın üstlerinde yumuşak bir şekilde dolaştığını fark ettim. Başımı hafif kaldırıp yüzüne baktığımda, gözleri kapalı, dudaklarını ısırırcasına sıkıyordu...
Bana da birden ne olduysa, yarağım uyanmaya başladı. Ellerimi biraz daha bacaklarından yukarılara doğru, okşar misali gezdirmeye başladım. Kalkan yarağım sıkıştığı için bir ara tek elimi yarağıma götürüp yerini yaptım. O esnada tek elim kalınca dikkatini çekmiş olacak ki, “Ne oldu, yoruldun mu?” diyerek gözlerini açtı ve yarrağıma baktı. Elimi yarağıma götürdüğümde pantolonumun önünde köpük kaldığından gözü oraya gitmiş olmalıydı. “Hayır yorulmadım, ama eğer siz ovmayı bırakmamı isterseniz bırakırım.” dedim. O da, “Yooo devam et, fakat sandalye belimi rahatsız etti, istersen içerde kalın minder var ona oturayım yere, öyle devam et!” dedi. “Olur!” dedim. Gittim getirdim minderi mutfağa. Tam yere koyacaktım ki, “İstersen odada devam et, burda senin dizlerin fayansın üstünde acıyacak!” dedi. “Olur!” dedim, minderi alıp odaya geçtik...
Raziye teyze mindere yarı uzanır vaziyette oturdu, ben de tekrar kaldığım yerden devam etmeye başladım. Fakat birşeyler olacağını hissetmiştim doğrusu. Birden bana, “Sen evlisin değil mi?” diye sordu. İçimden, bu soru da nerden çıktı şimdi diye geçirdim ve “Evet, evliyim!” dedim. “Peki, hiç eşini aldattın mı?” diye sordu. Utanarak, “Yooo!” dedim. İnanmadı, “Hadi hadi, gözlerin öyle demiyor ama!” dedi. Biraz üsteleyince, “Evet, aldattım!” diye itiraf ettim. “Peki aldattığın kadın gençmiydi?” dedi. “Hayır, benden 11 yaş büyüktü!” dedim. “Yaa, demek kendinden yaşça büyüklerden hoşlanıyorsun ha?” dedi. Ben de, “Ne yalan söyleyeyim, evet, olgun bayanlar beni daha çok mutlu ediyor!” dedim. Bana yaşımı sordu. “34 yaşındayım, ama o zaman 32 yaşındaydım, yattığım kadınsa 43 yaşındaydı!” dedim...
Seks’ten konuşmaya başladık. Seks’te neleri sevdiğimi sordu. Ben de, “Am yalamaya bayılırım!” diye anlatmaya başladım. Derken laf lafı açtı, bana, “Ağzın sıkımıdır, sır saklamasını bilirmisin?” dedi. “Ölürüm de sır vermem!” dedim. “Peki senden birşey istesem yaparmısın?” dedi. “Memnuniyetle yaparım!” dedim. “Bu gün çalışma, yevmiyeni ben vereceğim, gününü benim istediğim şekilde geçirirmisin?” dedi. Ne isteyeceğini az çok anlamıştım, “Tabi, neden olmasın? Sizin açınızdan boya işininin geç bitmesinde sorun yoksa, benim için sorun olmaz!” dedim. O da, “Peki, ohalde ortağını ara, benim misafirimin geldiğini, bu gün çalışmayacağınızı, gelmemesini söyle!” dedi. Hemen aradım ortağımı, aynısını anlatıp, gelmemesini söyledim, kapadım telefonu...
Raziye teyze bana, “Çıkar üstünü!” dedi. Anlamamışım gibi, “Neden?” dedim. O da, “Hani benim her dediğimi yapacaktın?” dedi. “Tamam, OK!” deyip soyunmaya başladım. “Şimdi de beni soy!” dedi. Ben soyunduktan sonra onu soymaya başladım. Zaten yaz olduğu için pek birşey yoktu üstünde. Sütyenini çıkardığımda, gözlerime inanamadım, 18’lik kız göğüsleri gibi göğüsleri vardı. Avuçlarımın içine alıp okşamak istedim, “Daha değil, acele etme!” dedi. Külodunu da çıkarmamı istedi, çıkardım. İkimiz de çırılçıplak kalmıştık. “Beni ayağa kaldır!” dedi, kaldırdım. Önce duş almamızı istemesi üzerine banyoya gittik. Duşun altına girdik, beni bir güzel yıkadı, ben de onu yıkadım ve kurulanıp yatak odasına geçtik...
Yatağa uzanmasına yardım ettim. Bana, “Hadi o çok sevdiğin şeyi yap, amımı yala!” dedi. Tertemiz amı vardı, kuaförde ağda yaptırıyormuş (daha sonra söyledi bunu bana). Ben yumuldum amına ve yalamaya başladım. 3-5 dakika sonra inleyerek boşaldı ve “Hadi gel, yalama sırası bende!” dedi. Ben de kazık gibi olan yarağımı onun ağzına verdim. Öyle bir şehvetle yalıyor emiyordu ki, inanın zevkten yarağımın başı zonkluyordu. Boşalmama az kalmıştı ki, kendisini uyardım, “Patlayacağım!” diye. Yarağımı ağzından çıkarmasıyla birlikte göğüslerinin üstüne fışkırttım döllerimi. “Islak mendil var çekmecede!” dedi. Aldım, göğüslerini sildim, yarağımıtemizledim...
Biraz dinlendikten sonra benim yarakla oynamaya başladı. Yarağım yeniden kazıklaşmaya başlayınca, “Şimdi de amımı yala ve sok!” dedi. Ben de emir eri gibi hıç konuşmadan dediğini yaptım. Amını bir süre yaldıktan sonra bana, “Yeter sok hadi!” dedi. Ben işin kurnazlığındaydım, yalvartmak istiyordum ve yalamaya devam ettim. “Sok diyorum! Sok hadi şerefsiz! Yarrağını sok amıma!” diye yırtınıyordu. Yalvarmaları bağırmaya ve küfürlere dönüştü. “Orospu çocuğu! Yarağını soksana amıma!” deyince, ben bunun bacaklarını ayırıp, kazıklaşan yarağımı amına soktum ve öyle bir yüklendim ki, gözlerinden yaş akıyordu. Ben seri bir şekilde sokup çıkarırken, Raziye teyze inliyor, bağırıyor, küfür ediyor, daha da dibine girsin diye çılgınca hareketler yapıyordu. O ağrıyan, tutmayan bacaklarına can gelmiş, sırtıma dolamıştı bacaklarını...
Raziye teyze kasılıp titremeye başladı. Ağlar gibi inleyerek, “Bastır, daha bastır, geliyorum! İçime boşal, geliyorum, hadi şerefsiz bastır!” dedi. Ben de patlamadan önceki son vuruşumu öyle bir yaptım ki, bacaklarını aniden sırtımdan çekip geri kaçtı. Tabi o esnada ben yatağın üstüne boşaldım. Bana, “O neydi öyle, amımı parçaladın şerefsiz! Beni boşaltmadan kendin boşaldın, şimdi sana ceza vereceğim!” dedi. “Söyle, ne yapayım?” dedim. “Beni dilinle boşaltacaksın!” dedi. “Olur!” dedim, ıslak mendille amını sildim ve başladım yalamaya. 5-6 dakika sonra öyle bir orgazm olup boşaldı ki, kadın kalpten gidip başıma bela olacak sandım. Ama benim yerimde kim olsa ve o sarsılmayı görse, bu kadın ölüyor derdi. Biraz dinlenip banyoya girdik, onu ve kendimi yıkadım, çıktık. Saat 3’e geliyordu. Beni gönderirken 1 günlük yevmiyemi cebime koydu ve “Sen harika birisin, bundan sonra sürekli beni sen masaj yapacaksın!” dedi.
Raziye teyzeyle haftada 1-2 kez sikişiyoruz. Her seferinde yevmiyemi fazla fazla veriyor, bana çeşit çeşit hediyeler alıyor. Yani bir nevi Raziye teyzeye özel jigololuk yapıyorum. Haa, bu arada Raziye teyzenin bacakları şaşılacak derecede iyileşmiş durumda. 63 yaşında, ama inanılmayacak kadar bakımlı ve titiz ki, 40-45 yaşını andırıyor. Mükemmel bir birlikteliğimiz var, o yalnız yaşadığı için evine rahatlıkla gece gündüz sorunsuz gidip gelebiliyorum. Eşim doğum yaptığında masraflar için 1.350 Lira para verdi. Tabi eşim bilmiyor garibim, nerden bilsin. Umarım Raziye teyzenin ömrü uzun olur, çünkü gerçekten parayı koyun bir kenara, kalbi güzel bir insan. 1 yıldan fazladır birlikteyiz ve daha birgün beni kırmış değil, üstelik ben onu kırdığım halde.
Yaşadığım ve halen devam eden hikayem bu kadar. Umarım okuyan arkadaşlar, “Ulan o yaştaki kadına yapılır mı bunlar!” falan düşünmezler. Sikenler bilir, o yaştaki kadınlar genç kızlardan Bin kat daha anlayışlı ve sevecen oluyorlar. En önemlisi, gençliklerinde yapamadıkları seksi ve sikişi şimdi yapmak, her zevkin tadına varmak istiyorlar, yeter ki onlara karşı dürüst olun.
27 Aralık 2013 Cuma
Bakimli ve seksi türk manken pornosu izle
Hikayeme nasıl başlasam diye düşünmekteydim. Daha doğrusu kaç kez başlayıp yarıda bıraktım. Nedenine gelince, yasak bir aşktı bu benim yaşadığım. Siktiğim kadın Seval, 10 yıllık kankamın karısıydı. Ama ne karı. Cildi sütten beyaz, dudakları çilekten kırmızı, yanakları bir bebek kadar pembe ve pürüzsüz idi. Sevalin boyu kocası olacak kankamdan 10 santim falan uzundu. Evlilikleri aşk evliliği değildi. Bizimle samimi oldukları için gece gündüz demez, birbirimize teklifsizce gelir giderdik. Benim 2 erkek 2 kız olmak üzere 4 çocuğum vardı. Onların ise hiç çocukları olmamıştı. Seval arada bir gözlerimin ta içine bakarak, “Ozan şu çocuk yapmanın sırrını kocama da anlatsan olmaz mı?” derdi gülerek. Ama ne gülme! ‘Gel beni ayakta sik!’ dercesine bir gülme. Bunu da kocasının ve benim eşimin yanında derdi...
Çocuk konusunda kusur kocasındaydı, yeterince sperm üretemiyordu. Benimki ise nazar değmesin sular seller gibi akıyordu. Sevalin bana bu takılmaları sıklaştı. Neredeyse eşime, ‘İzin ver de Ozan beni siksin, bir çocuğum olsun, sevaba girersiniz!’ diyecek. Eşim de, “Ben kocamı kiraya vereceğim, sayesinde para kazanacağım!” gibi laflar ediyor, adeta müşteri kızıştırıyordu. Rüyalarımdan çıkmayan Seval de kocasının yanında, “Ozaman Ozanın ilk müşterisi ben olurum vallahi!” diyordu. Kocası olacak pısırık da, şaka olarak alıyordu bu sözleri, yılışık yılışık gülüyordu. Oysa Seval bizim eve geldiğinde, “Hoşgeldin!” diye elimi uzatsam, elimi ittiriyor ve doğrudan kucaklıyor beni ve bütün vücudunu vücuduma bastırıyordu. O gelecek diye dakikalar önce hazırola geçmiş 19 cm’lik benim yarağı bedeninde hissediyor ve nefes alışları değişiyor, usulca kulağıma, “Ne zaman yiyeceğim ben bunu?” diyordu.
Tanrım hiçbir erkeği benim durumuma düşürmesin. Karı benim yarağı okadar isterken ve ben de onun amını, hele götünü okadar isterken, bunu yapamamak beni deli ediyordu. İşin kötüsü, eşim de Sevale olan zaafımı biliyordu. Ama bir şart koşmuştu, “Sevali siktiğin anda seni boşarım! Ama istersen benimle sikişirken Sevali sikiyormuş gibi fantazi kurabilirsin!” demişti. Ben de kurduğum fantazilerle karımı deli gibi sikiyordum ve karıma orgazm üstüne orgazm yaşatıyordum. Sikişme esnasında Karıma, “Gel sen de Sevalin kocasıyla sikiş, bu yasağı kaldır aradan!” diye ne kadar yalvardıysam fayda etmedi. Karım, “19 cm’lik yarağa alışan bir kadın, 9 cm’lik yarağı ne yapsın?” diye hep geri çevirdi bu teklifimi.
Kankamın İstanbulda olan babası hastalanmış, 15-20 gün hastanede refakatçı kalması gerekmişti. Arabaları olmadığı için eve alınacakları her zaman bana sipariş ederlerdi. Kocası İştanbula gittiğinde rüyalarımın kadını Seval beni aradı ve siparişini verdi, şu saatte gel dedi. Dediği saatte zili çaldım, kapıyı açtı. Benim ellerim alışveriş poşetleriyle dolu, onun elinde sütyen, memeler taş gibi, göğüs uçları baş parmağımın boğumundan daha iri sertleşmişler, alt tarafında varlığı ile yokluğu belli olmayan bir tanga vardı. Böyle manzaraları hayal gücüm yardımıyla rüyalarımda çok yaratmıştım. Ama bu kez sahici idi. Dilim tutuldu adeta...
“Bu kez kaçamazsın Ozan bey! Bu am bugün bu yarağı yiyecek. Gerekirse bu göt de bu yarağın tadına bakacak!” dedi. “Tanrım sen benim aklıma mukayyet ol!” diye dua ettim. Ama o, “Bırak dua etmeyi, yarağa susamış amın dini imanı olmaz. Çıldırmak üzereyim, anlamıyor musun? Sikeceksin beni, hatta gerekirse bu 15-20 gün içinde hergün sikeceksin ve beni hamile bırakacaksın!” dedi. “Yahu benim 4 çocuğum var, yuvamı yıkma. Ben de senin için ölüyorum, ama mümkünü yok, olamaz, sana elimi sürsem karım beni boşar valla!” dedim. “Karın benim sırdaşım. Kocamın 9 cm’lik yarağıyla tatmin olmadığımı, hayatta birkez bile orgazm yaşamadığımı, mutsuz olduğumu o da biliyor ve seni bana bir süreliğine ödünç vermeyi kendisi teklif etti!” dedi...
“Karım hayatta öyle birşey teklif etmez!” dedim. “Bak şimdi karına telefon açıyorum, kendi kulağınla dinle!”dedi ve gerçekten telefonun sesini dışarı vererek aradı, “Gülnihal hayatım, şu anda Ozan benim yanımda, benim bir elimde sütyenim, kıçımda da da tangam var. Kocan büyük eziyet çekiyor, yarağı pantolonunu delecek durumda ve benim daha da berbat durumda olduğumu biliyorsun. Kocanın yarağının tadına bakmama izin veriyormusun hayatım?” dedi. Karım da, “Tepe tepe kullan Sevalciğim. Zaten Ozan yıllardır beni sikerken aslında seni sikiyordu. Onun da hayali gerçekleşsin! Size iyi sikişmeler!” dedi.
Kulaklarıma inanamadım. “Eh benden günah gitti, kankam beni affet!” diyerek, 92-66-92 vücut ölçülerine sahip, hayallerimin dudaklarına yumulmam bir oldu. 5 dakika dillerimiz dudaklarımız birbirleriyle oynaştı, ağız sıvılarımız birbirine karıştı. Sıra memelere geldi. Tanrım ne memelerdi bunlar, dünya dünya olalı böyle bir güzelliğe tanık olmamıştır. Mona Lisa tablosundaki memeler halt etmiş Seval'in memelerinin yanında. Ağzımı dayadım, yılların susamışlığını içime çeke çeke emdim. Hiç doğurmadığı için emzirmemişti, üstelik kocasını sevmediği için hiç öptürmez, hiç sevdirmezdi, bana saklamış hep bu güzelliğini...
Ben memelerini emdikçe, Seval, “Tanrım, böyle bir zevk olamaz!” diye adeta hırlıyor, boyunlarını yaladıkça zevkle gülmek arası bir sesle kıkırdıyordu. Memelerden sonra plajdan tanıdığım göbeğine iniyorum. Göbeğinden biçimli bacaklarına iniyorum. Öpe yalaya, ayak parmaklarına iniyorum. Ayak parmaklarının güzelliğinden sıkça söz ettiğimden, eskiden beri ayaklarına gayet iyi bakım uygular ve renk renk ojelerle süsler, beni delirtirdi. İşte şahane ayak parmakları önümdeydi. Dakikalarca tek tek her iki ayağının bütün parmaklarını emdim. Sonra elinin parmaklarını emdim. “Orospum, fahişem, sen dünyanın en güzel kadınısın, amını götünü sikip dağıtacağım senin!” gibi sözlerle de gaz veriyordum. O da, “Sikmezsen şerefsizsin, orospu çocuğu, piç, hayvan!” gibi küfürlerle karşılık veriyordu...
Sıra tangasını çıkarıp amını yalamaya gelmişti. Ben yalarken kaçıncı kere orgazm olduğunu kendisi de unuttu. Bu am değil, bir güzellik vadisiydi, tarifi mümkün değildi. Yalamaya başlar başlamaz Klitorisi bir fındık kadar şişmişti. Saçlarımdan çekmeye, “Haydi artık sok şu yıllardır yemek istediğim yarağı!” demeye başladı. Ben de, “Öyle yağma yok, biraz daha yalvarmalısın, bu yarağı yemek her orospuya nasip olmaz!” diyorum. “Sok ulan piçin evladı, yanıyorum görmüyormusun pezevenk!” deyince, sular seller akan bir dereye benzeyen amına bir anda gömdüm 19 santimlik savaş aracı yarağımı. Bir “Ohhhhh!” çekti ki, çölde günlerce susuz kalmış bir insan litrelerce su içse aynı ohhh sesini çıkaramaz, aynı mutluluğu hissedemez, mutluluk duygularını dışarıya yansıtamaz. Ben amına pompaladıkça, Seval, “Tanrım, mutluluktan öleceğim galiba!” diye haykırıyor. Ve nihayetinde ikimiz de aynı anda boşaldık!
Sevgili okurlar, bu, arkadaşımın karısını ilk sikişimin hikayesi. Seval yarağımın tadını alınca, karıma yalvarıyor yakarıyor, “Beni bu yaraktan mahrum etme!” diyor. Bu sikişlerimin elbette ikincisi, üçüncüsü, onuncusu, yüzüncüsü de oldu. Karımı ziyarete geldiğinde, bana telefon ediyorlar. Sevali bazen karımın nezaretinde, bazen tek, bazen de karımla ikisini birlikte sikiyorum. Kankamın yanında ise eskisinden daha mutaassıp havalara bürünüyoruz. Ama bu arada yeni karımdan da ikişer yıl ara ile 2 oğlum oldu. Çocukların bana benzemesini ise orospum, fahişem, şuh kahkahalarla, “Amcası değil mi, elbette benzeyecek!” deyip geçiştiriyor!
25 Aralık 2013 Çarşamba
Uzun boylu süpermodel seksi manken karimla sikiştim
Merhaba, ben 18 yaşında, Lise 3 öğrencisiyim, adım Emre. Dayımın taş gibi bir karısı (yengem) var. Oldum olası yengeme hastayımdır, devamlı 31 çekişlerime konu olmuştur yengem. Yengemle ile aram gayet iyidir. Arada bir onlara gider yengemle sohbet ederiz. Sohbet konularımızın başlıca konusu fıkralardır. Arada bir bel altı fıkralar da anlatırız tabi. Şu sıralar hamile olan yengeme aşerdiği için tarhana götürmüştüm. Yengemin üstünde beyaz lakoste bir tişört, altta da genç maksi tipi bir etek vardı. O gün dikkatimi çeken şey, memelerinin normalden daha büyük görünmesiydi. Sanırım sutyen takmamıştı. Arkadan bakınca da, hamile olduğundan dolayı sütun bacaklarını açarak yürümesi kalçalarını dahada belirginleştiriyordu. En son duyduğum fıkrayı ona anlatmak için can atıyordum. Karşılıklı oturduk. Yengem bana çay ve bisküvi ikram ettikten sonra, “Yeni bir fıkra var mı?” diye sorunca, “Evet!” diye atıldım ve ekledim, “Ama nasıl anlatayım ki, hamile bir kadınla ilgili!” dedim. Yengem heyecanla, “Bak ben de hamileyim, hadi anlat artık!” deyince, “Tamam!” dedim ve anlatmaya başladım;
Temel amansız bir hastalığa yakalanmış. Doktorlar son çare hamile bir kadının sütünden içersen iyileşirsen derler. Temelin tek çare Dursunun hamile olan karısına gitmektir. Dursunun kapısını çalınca Dursunun hamile karısı kapıyı açar ve ne istediğini sorar. Temel utana sıkıla derdini anlatır. Dursunun karısı da sevaptır diye Temele acır ve içeriye alır, emzirmeye başlar. Bu arada Dursunun karısı da yavaş yavaş zevke gelmektedir. İnleyerek temele şöyle der: Nasıl, hoşuna gitti mi? Temel, Evet çok güzel! der. İyice tahrik olan Dursunun karısı, Süt emmekten başka bir şey istermisin? diye sorar. Temelin gözleri fal taşı gibi açılmıştır, sıkılarak, Ayıp olmaz mı yenge? der. Dursunun karısı, Çekinme canım, istediğin başka bir şey varsa verebilirim! deyince, Temel, İçim geçti valla, varsa sütün yanında birkaç tane bisküvi verirmisin? der.
Ben fıkrayı anlatınca yengem kahkahayı bastı. Katıla katıla gülerek, “Sen de bisküvinin yanında bir şey istermisin?” diye sordu. Şakayla karşılık sorduğu soruya, ben de şakayla karşılık, “Süt isterim yenge!” dedim. Yengem de, “Olsa canım feda, ama evde süt yok!” dedi. Yengemin göğüslerini işaret ederek, “Sende yok mu?” deyince, yengemin yanakları al al oldu. “Daha memelerime süt gelmedi!” dedi. Ben de, “Ama çok büyümüşler!” deyince, yengem iyice kızardı ve “Çok belli oluyor mu?” dedi. “Evet, ama bu halde çok daha güzel görünüyorlar!” dedim. “Bak bak, nelere de dikkat ediyorsun sen!” dedi. “Yenge memelerin o kadar büyümüş ki, dikkat çekmeyecek gibi değil!” dedim. Yengem de, “Yaa? Dur aynada bakıp geleyim!” dedi. “Beraber bakalım mı yenge?” dedim. “Olmaz, sen burada otur!” diyerek yatakodasına doğru gitti...
Yengemin içerde ne yaptığını merak ettiğimden yerimde duramıyordum ve o iri memeleri görme hayaliyle kapının anahtar deliğine yaklaştım. Tam delikten içeri bakacakken yengem kapıyı birden açınca beni o halde gördü. “Beni mi dikizleyektin?” dedi. Cevap veremedim. Yengem, “Sadece bakacaksan göstereyim!” dedi. “Söz, sadece bakacağım!” dedim. Yengem tişörtünü yavaşça yukarı kaldırırken benim kalbim yerinden fırlayacaktı. Devasa büyüklükteki memeler karşımda duruyordu. Benim nutkum tutulmuştu. Gözlerimi onlardan alamıyordum. İyice belirginleşen meme uçları beni fena halde tahrik ettiğinden, olduğum yerde pantolonuma boşaldım. Açık renk pantolonumdan ıslaklık belli olunca yengem kahkahayı bastı, “Ne o lan, boşaldın mı?” dedi. Ben mahçup bir şekilde, “Evet!” dedim.
Yengem, “Gir çabuk banyoya, temizlen!” dedi. Utancımdan koşarak banyoya girdim. Ama gördüğüm manzaranın etkisi ile hemen 31 çekmeye başladım. Yengemin, “Kapının arkasında bornoz var!” demesi ile kendime geldim. Yıkanıp dışarı çıktığımda yengem halen gülüyordu. Bana dayımın bir külotunu hazırlamıştı. Dayımın külotunu giydiğimde kahkahalarımız birbirine karışmıştı. Çünkü dayım çok şişman olduğu için donu bana çok bol gelmişti. Yengemin yıkadığı pantolonumun kurumasını beklerken, karşılıklı oturmuş, ama hiç konuşmuyorduk. Ben ama hep o iri memeleri düşünüyordum. Benim yarak yeniden hareketlenmeye başlamıştı. Yengem fark etmiş, olacakları merakla beklemeye başladı. Yengem bacak bacak üstüne atmış, kalçaları bana dönük oturuyordu. Benim yarak ise geniş olan donumun kenarından dışarı çıkmaya çalışıyordu ve ben yarağımı saklamak için uğraşıyordum...
Yengem, “Anlattığın fıkranın devamı yok mu?” diye sordu. “Yok yenge.” dedim. Yengem bunun üzerine, “Devamını yazalım mı?” diye sorunca iyice şaşırdım. Ayağa kalkıp yanıma geldi. Yere oturarak memelerini dizlerime dayadı, gözleri donumdan dışarı çıkmak isteyen yarağıma bakıyordu. Ellerimi yengemin saçlarında gezdirmemle beraber dudaklarımız birleşti. Yerde yan yana uzanmıştık, ben bir yandan yengemin memelerini okşarken, biryandan da soyunuyorduk. Sonunda hayal ettiğim memeler dudaklarımın arasındaydı. Onları öpüyor, emiyor, dişliyordum. Yengemin yeni traşlanmış amına indiğimde, o da benim sikimi ağzına almış iştahla yalıyordu... Arkasına geçip, memelerini ve şişmiş karnını okşarken bulutların üzerindeymişim gibiydi. Dayanacak halim kalmamıştı. Bacaklarını iyice ayırıp arasına girdiğimde, yengemin nefes alışverişleri dahada hızlanmıştı. Yarrağımı yengemin am dudaklarına sürdüğümde, zevkten am sularının fışkırdığını hissettim. Yavaşça yarrağımıamına sokup, içine girerken, dudaklarımızla birbirimize tarifsiz zevk veriyorduk. Gözlerinin içine bakarak yüklenmeye başladım. Yengem de bacaklarını belime dolarken, karnı göbeğime baskı uyguluyor, bu da beni fazlasıyla çıldırtıyordu...
Yengemi biraz böyle siktikten sonra yüzüstü çevirdim. Yengemin geniş kalçaları muhteşem görünüyordu. Kalçalarını iki yana açıp, götünün mor deliğine dilimi değdirdiğimde, yengem hafifçe ürperdi ve içini çekti. Götünü dilimle sikiyordum. Kalçalarını sağa sola sallamasından, yengemin acayip zevk aldığı belli oluyordu. Sikimi ağzına verip iyice ıslatmasını istediğimde, yengem olacakları tahmin ettiğinden, “Kremsiz olmaz!” dedi ve kremin yerini tarif etti. Kremi kapıp geldim. Götünün deliğini güzelce kremledikten sonra, sikimi kavradım ve kafasını dayayıp deliğini zorlamaya başladım. Yavaşça önce kafasını, daha sonra da hepsini soktum. Yengem nefes dahi almıyordu. Biraz bekledikten sonra yavaşça hareketlenmeye başladım. Birkaç gel gitten sonra hızlandım. Aldığım zevkten ve yengemin götünün darlığından boşalmak üzereydim. Hemen önüne geçtim ve ağzına vermemle boşalmam bir oldu...
İnanın, beş sevişmede gelebilecek kadar boşaldım. Dizlerim titriyordu. Yengem ise son damlasına kadar yutmak için çaba sarf ediyordu. Yavaş yavaş inen sikimin hassaslaşmış kafasını emerken, parmağı ile de götümün deliğine masaj yapıyordu. Bu zevk anlatılmaz, ancak yaşanır!
21 Aralık 2013 Cumartesi
Türk sibel kekilli süper pornolari mobil
Merhabalar ben Naz, 1.70 boyunda, 55 kiloyum, esmerim, gayet alımlı ve seksi bir kızım. Bir bakan birdaha bakar. Anlatacağım olay daha dün gerçekleşti. Erkek arkadaşımın adı Erdi, 1.78 boyunda, 72 kilo, oldukça kaslı bir yapıya sahip. Ben ona kısaca ‘Hayvan’ diyorum. İzmir’de okuyor. Malesef sık sık görüşemiyoruz. Dün benim için günübirlik İstanbul’a geldi. Deli gibi özlemişiz birbirimizi, neredeyse 40 gündür görüşemiyorduk. Genellikle takıldığımız mekanlar sinema ve cafe olurdu. Ama bu seferki görüşmemizde günlük ev kiraladık. Sabah 7 gibi kalktım duşumu aldım, amımda olan ufak tefek tüylere ağda yaptım. Yeni aldığım seksi kıyafetlerimi giyip, kışkırtıcı makyajımı yaptıkdan sonra evden çıktım. 10 gibi buluştuk, güzel sıkı bir sarılmadan sonra kiraladığımız eve doğru hareket ettik.
Eve gelince hüsrana uğradık, ev kötü durumdaydı. Zaten 1+1 idi, 2 kişilik bir yatağı vardı. Diğer odada tekkişilik bir yatak. Bir kişinin girebileceği bir mutfak, yanındada tuvalet. Zaten tuvaletinden nefret ettim, hiç hijyen değildi. Herneyse. Eve girer girmez ben kendimi yatağa attım, o da elini yüzünü yıkar yıkamaz yanıma geldi, yüzüstü uzandı. Erdi'nin çok yorgun olduğunu bildiğim için (9 saatlik yol çekti sonuçta) hemen üzerine oturdum masaj yaptım, azda olsa rahatlattım sevgilimi. Sonra telefonu çaldı, arayan annesiydi, birşeyler konuştular. Açıkcası dinlemedim, o telefonda konuşurken ben muzurluklar yapıyordum. Bana sırtını dönmüş oturuyordu, ben de bacaklarımı omzuna koyuyordum, sırtına öpücükler konduruyordum. (Bana bu hareketlerim yüzünden ‘Zilli’ der). Hoşuma da gidiyor hani...
Telefon konuşmasını bitirdikten sonra, “Sen niye rahat durmuyorsun Zilli? Halledeyim seni diye mi?” dedi. Ben de sinsice güldüm. Aldı mesajı. Üstüme uzandı, bir yandan dudaklarımı emiyor, bir yandanda göğüslerimi mıncıklıyordu. Her kadın gibi, benim de gögüslerimin ellenmesi emilmesi çok hoşuma gidiyordu, acayip tahrik olurum. O da bunu bildiğinden dudaklarını dudaklarımdan çekip göğüslerime yumuldu, bir anda nolduğumu şaşırdım, böyle sömürme olamaz. Ayrı kaldığımız günlerin acısını çıkartıyordu. Bir yandan diliyle göğüs ucumla oynuyordu, diğer eli de diğer göğsümdeydi. İyice çıldırtıyordu beni. Uzun bir süre göğüslerimden alamadı kendini.
Sonra elini pantolonumun üzerinden amıma götürdü. Ben durumuyum, açtım düğmelerimi hemen. Kırmızı külotumun üzerinden amımı okşamaya başladı. Ağzı dili de rahat durmuyor, göğüslerimi beceriyodu. Ben daha fazla dayanamadım, “İyice sok elini, sansürsüz!” dedim. (Öncelerde hep isterdi ben izin vermezdim, bir anda öyle deyince bakakaldı bana). Elini yavaş yavaş amıma doğru getirdi, benden ohh diye ses gelince, kendi de rahatladı. Artık iyice azmıştık. Onun dili göğsümde, diğer eli de amımdaydı. Uçuyordum. Sonra belimde birşey hissettim, kalkmış sikiydi. İlk önce pantolonunun üzerinden okşadım, sonra dayanmadım kemerini açtım, düğmesini ve fermuarını da indirdikten sonra boxerın üzerinden okşamaya başladım. İkimiz de iyice inlemeye başlamıştık. Ama bu da bana yetmiyordu. Boxerının önünde açıklık vardı. İşemek kolay olsun diye öyle kullanıyormuş. (Şu erkekler işemeyi bile işten sayıyorlar!). O açıklıktan elimi soktum, direk çıkardım sikini ve elimle ovalamaya başladım...
Bana sikinin boyunun 14 cm olduğunu söylemişti. Evet kısa siki vardı, ama kalındı, etrafına baş parmağımı ve işaret parmağımı birleştiremiyordum. Artık iyice deliriyoduk. Sonra ben onun üzerine doğru yöneldim. Elini popomun üzerinden geçirerek amıma ulaştı, tabi şaplakları da unutmuyordu. Parmaklarını sokmamasını söyledim, bakireyim sonuçta. Ufak ufak orta parmağıyla amıma doğru giriyor ve çıkıyordu. Böyle bir zevk yok! Aslında canım acımıyor değildi, ama zevk daha ağır bastırıyordu. Benim inlemelerim ve nefes alışverişlerim dahada çoğalınca, hayvan herif daha da hızlandı. Amım sırılsıklamdı. Parmağıyla beceriyordu beni, hemde sadece parmağının ucuyla. Artık inlemeler çığlığa dönüşmüştü. Fazla bağırdım demek ki, çünkü elini bir anda ağzımda hissettim. Parmaklarını ısırıyordum. Ben bağırdıkça o daha zevk alıyordu. (Aslında o an parmaklarını iyice içimde hissetmek istedim, ama şuan iyiki sokmamış diyorum!).
“Aşkım yavaş, nefes alalım biraz!” dememe rağmen durmuyordu, yorgunluktan eser yoktu onda. Bana durmadan, “Seni çok seviyorum, hayatımın anlamısın, ömrümü seninle geçirmek istiyorum!” gibi şeyler söylüyordu. Ben de, “Hı, evet!” gibisinden kısa cevaplar veriyordum. Açıkcası hiç etkilenmiyordum. Sonra bir anda nolduysa aşağılara kaydım ve sikini göğüslerime doğru sürtmeye başladım. “Ahh oohhh ohh!” diye sesler çıkarmaya başladı. Sikini göğüslerime vuruyordum. Çok zevk aldığı her halinden belli oluyodu. O siki ağzımda hissetmek istiyordum. Nedeni de, %95 merak, %5 de yazıktır o da zevk alsın diye. Yavaş yavaş dudaklarımıdeğdirdim, ilk önce kafasına bir öpücük kondurdum, sonra yalamaya başladım. “Aaşkkımmmmm!” diye bir ses hatırlıyorum. İlk oral seksimdi. İzlediğim porno filmlerden gördüklerimi yapmaya çalışıyordum. Bence iyi de iş başardım. Sikinin başını iyice yaladıktan sonra bütün gövdesini yaladım, aşağıdan başlayarak yukarı doğru dilimi çıkartıyordum...
İyice kendinden geçmiş durumdaydı. Ponponlarını da (Taşaklarını) yalamak istiyordum, ama onlar boxerın içindeydiler. Açıkcası sikiyle o kadar meşguldüm ki, ponponları çıktı aklımdan. Ağzımın alabildiği kadar sikini ağzıma sokmaya çalışıyordum. ‘Cuk cukk!’ sesler çıkıyordu, iyice ıslanmıştı siki tükürüklerimden dolayı. Sonra, “Geliyorum!” dedi. Göğüslerime doğru yönelttim sikini, elimle de sıvazladıktan sonra müthiş bir inlemeyle boşaldı. En az 1.5 saattir sevişiyorduk ve öküz daha yeni boşaldı. Gerçekten geç boşalıyordu, iyi dayandı. Sonra da, “Hiç bu kadar aşkla boşalmamıştım!” dedi :) Eee, çocuk aşık sonuçta. Ben öylemiyim bilmiyorum, sadece onunla sevişmeyi seviyorum, aşkla sevişiyor çünkü, zevk için değil. Erdi boşaldıktan sonra siki küçücük kaldı, gerçekten minikti sönük hali. Ama olsun, parmaklarıyla doyurdu beni bir nebze.
Aradan 25-30 dakika geçti, biz o arada atıştırmalık birşeyler yedik, televizyona baktık. Sonra ben sıkılmaya başladım ve pantolonumu popomun altına indirdim, kırmızı külodum transparan olduğu için daha kışkırtıcı şekilde duruyordu. Popomu ağzına sokuyordum neredeyse. Kucağına oturdum ve sürtünmeye başladım, sırtım ona dönüktü. O da bluzumü sıyırdı ve göğüslerimi ellemeye başladı. Aman aman, yok böyle bir duygu! Sonra ona doğru döndüm ve yiyişmeye başladık. Yatağa sırtüstü yatırdım ve pantolonunu tekrar indirdim. Sikini direk ağzıma aldım. Bu sefer ellerimi kullanmıyordum. Ben yaladıkça o inliyordu. Onun 2. kez boşalması dahada uzun sürdü, baya çabaladık, sonra göbeğime boşaldı...
Yorgun bir şekilde yatakta yatıyordu. Ben o kadar fazla bitkin hissetmiyordum kendimi. Kalktım su içtim, akan makyajımı temizledim. O da giyinip yanıma geldi. Birazcık koklaştıktan sonra giyinip çıktık evden. Çok güzel bir gün geçirdik, ikimizin de hafızasına kazındı. Bundan daha fazla ileri gitmek istemiyorum açıkcası. Onun bana oral yapmasına izin vermedim. Böyle mutluyum :) Bakalım ilerki zaman ne gösterir...
Hoşçakalın!
[Naz]
19 Aralık 2013 Perşembe
Gamze özçelik türk manken hd pornosu izle
Selam. Daha önce Amcamın Kankaları hikayemi anlatmıştım sizlere. İnsan yarrak yemeye alışınca gerçekten duramıyor. Bir akşam üstü eve doğru arabamı sürerken arabam arıza yaptı. Kış olduğu için hava erken kararıyordu. Hemen servisi aradım. Servisten 2 kişi geldi ve arabayı yapmaya çalıştılar, ama olmadı, aracı servise çekmeleri gerektiğini ve ancak yarın sabah yapabileceklerini söylediler. Neyse, çekici geldi ve arabayı yüklediler. Ben bu sırada ustayla konuşuyordum. Ona, sabah 6 da arabaya ihtiyacım olduğunu söyleyip, bu akşam yapmaları için ikna etmeye çalışıyordum. Özel servis olduğundan patronu aradılar ve arabamı yapmak için izin aldılar. Neyse, servise gittik ve arabayı yapmaya başladılar.
Çok yorgundum ve ayakta duracak halim yoktu, arabanın arka koltuğuna uzandım. Hafif dalmışım, eteğim açılmış ve baldırlarım ve kalçalarım tamamen görünmeye başlamış. Bu sırada kapı açıldı ve ustalardan biri bana çay getirmiş. Tabi beni bu halde görünce gözleri parladı. Ben toparlanmaya çalışsam da, tangama kadar her yerimi görmüştü. İçim tuhaf olmuştu ve onlar arabayı yaparken bende tabureye oturup onları izlemeye başladım. Bana sıcak basmaya başladı, aklıma mukayet olamıyordum, beni orada 3 tamircinin de sikmesi aklıma geliyordu. Bu arada ustalar da gerçekten iri kıyım adamlardı ve hepsi kaslı kuvetliydi. Ben bu duygularla hafiften frikikler vermeye başladım. Ustalar arabanın altına yattıklarında benim her yerimi rahat görebiliyorlardı.
Azmıştım ve kendimi siktiricektim. Tuvalete gidip külodumu çıkardım ve tekrar gelip tabureye oturdum, artık ustalar amımı net görebilecekti. 5 dakika sonra ustalardan biri bunu farketti ve bana çaktırmamaya gayret ederek diğerlerine de söyledi. Şimdi 3’ü de arabanın altındaydı, ben de iyice bacaklarımı açıp onları deli ediyordum. Arabanın altından çıktıklarında hepsinin siki kazık gibi olmuştu, ama cesaret edemiyorlardı. Artık onları cesaretlendirmem gerekiyordu. Hemen tabureden kayar gibi yaptım ve yere bıraktım kendimi, “Ayyyy!” diye bir çığlık attım. 3’ü de hemen yanıma geldi. Etek boyum biraz kısa olduğundan heryerim tamamen ortadaydı. Bana yardım etmeye calışıyorlardı. Ayağımı burktuğumu söyledim ve “Doktora gitmem gerek...” dedim. Aralarından biri cesaretlendi ve “Sadece burkuldu abla, yanlış anlamazsanız biraz ovayım, iyi gelir, olmazsa gideriz doktora!” dedi.
“Peki!” dedim. Beni hemen arabanın koltuğuna taşıdı, kendisi de dizlerinin üzerine çökerek ayağımı ovuşturmaya başladı. Ama adam 2 dakika sonra terlemeye başladı, çünkü amım kabak gibi tam karşısındaydı. Ben de özellikle dizimi hafif kırarak, ayağımı onun dizine koymuştum. “Eliniz yoruldu herhalde? İsterseniz biraz da arkadaşınız yapsın!” dedim. O an inanın aralarında kavga çıkacak sandım, hemen diğer tamirci yerini aldı ve biraz da o yaptı. Bu öncekine nazaran biraz daha zıpırdı ve direk sıvazlıyarak yapıyordu, baldırlarıma kadar çıkıyordu. Benim artık sesimin tonu değişmeye başlamıştı, hafiften mırıldanmaya başladım. Anlamış olcak ki, “İsterseniz yazaneye götürelim sizi, daha da rahatlarsınız!” dedi. Ben artık biran önce sikilmek istiyordum, kısık bir ses tonuyla ve baygın bakışlarla, “Tamam!” dedim. Beni kucakladığı gibi yazaneye götürdü ve diğerleri de arkamızdan geldiler...
Elbirliği ile beni Çekyata yatırdılar. Çok geçmeden 3’ünün de elleri ayaklarımda ve baldırlarımdaydı, her yerimi kudurmuşlar gibi sıkıyorlardı. Bir çırpıda soydular beni, çırılcıplak kaldım. Biri direk amıma gömdü kafasını, diğeri memelerime ve ötekisi de sikini çıkarmış, ağzıma vermeye başlamıştı. Hepsi de açtı ve sanki beni bitecek yemek gibi bitirmeye çalışıyorlardı. Sikleri 15-16 cm vardı. Ama birtanesi çok kalın ve biçimsiz birşeydi, açıkcası korkuttu beni. 15-20 dakika yaladılar her yerimi. Sonra siki kalın olan yavaşça amıma girmeye başladı. Sanki amım yırtılıyordu. Alışkındım yarak yemeye, ama bu çok farklıydı. Amımda boşluk kalmamış ve çok zevk veriyordu. Biri de sikini gırtlağıma kadar sokuyordu. Ötekisi, “Bak kaşara, güya arabası bozulmuşta bize gelmiş, bunun canı resmen yarak istiyormuş, bunu güzel bir sikelim de, birdaha hep gelsin!” dedi. Bu beni çok tahrik etti, “Sikin de görelim bakalım nasıl sikeceksiniz!” dedim. Ben bunu demeye kalmadan içimdeki adam öyle bir pompalamaya başladı ki, kalbim duracak sandım. Durmak bilmiyordu habire pompalıyordu...
Nefes almakta zorlanıyordum, gözlerim kararmaya başladı, üstüste orgazm oluyordum. Amımı siken adam birden durdu, sikini amımdan çıkarmadan kucakladı ve beni indirip kaldırmaya başladı. Bu sırada diğeri de götüme geçirmeye çalışıyordu ve başardı da. Onlar ayakta, ben aralarında tost olmuşum, hem amdan hem götten sikiliyordum. İkisi de bu pozisyonda, biri amıma, diğeri götüme boşaldı. Beni indirdiklerinde bu sefer diğeri geldi beni 4 ayak domalttı, bir amıma, bir götüme sokup çıkarıyordu. Birkaç sokup çıkardıktan sonra sikmeyi bırakıp çekildi ve “Lan bu karı tam yolluymuş, amı götü folloş olmuş!” dedi. Bozuldum biraz, döndüm ve ona, “Lan ibne senin yarak küçükse, dolduramıyorsan, benim am göt naapsın?” dedim. Dumur oldu, “Sen görürsün orospu!” dedi. Bu konuşmalar beni azdırdıkça azdırıyordu. Bana iki tokat yasladı ve tekar domalttı,amımı ve götümü avuçlayıp sıktırmaya başladı. Bilirsiniz tamirciler çok kuvvetli olurlar, her yerim sızlıyordu. Sonra o koca parmaklarını götüme sokmaya başladı...
Bir ara hafifçe acı hissettim, şerefsiz meğerse 4 parmağını götüme sokmuş ve 5. yi de sokmaya zorluyordu, göt deliğim kocaman olmuştu. Arkadaşlarına, “Lan bu karı kolumu soksam alır!” dedi. Ben de, “Sende okadar yarak olsa onu da alırım, kolunu da!” dedim. Demez olaydım, kolunu bir soktu götüme, tüm servis çığlıklarımla inledi. Kolunu sokup sokup çıkarıyordu. Hem çok acı duyuyordum, hemde çok zevk alıyordum. Porno filimlerdeki gibi, artık göt deliğim kapanmamaya başladı. Beni hunharca sikmeleri çok hoştu, ama siktikten sonra herifler tam sapıttı, sanki Fetişistmişim gibi elimi ayağımı bağladılar, biri sopayla götümü kıpkırmızı yaptı, biri memelerimin uçlarını koparırcasına ısırıyordu, biri de amıma 4 parmak sokmuş oynuyordu. Ama arkadaşlar o 4 parmak 2 sike bedeldi!
Çok yorulmuştum artık ve acıkmıştım. Onlar da 2’şer defa boşalmışlar, zevklerini almışlardı. Kalktık toparlandık. Yemek söylediler ve yedik. Yemekten sonra artık arabayı yaparlar derken, tekrar beni sikmeye çalıştılar. Ben de, “Artık arabayı yapın, sabah işim var!” dedim. Birisi, “Sen merak etme tatlım, benim arabayı alırsın!” dedi ve beni sabaha kadar saatlerce siktiler. Götüme kol sokmalar, tek delikten 2 kişi sikmeler, boynuma köpek tasması bağlayıp dolaştırmalar, daha akla gelmeyecek bir sürü pozisyonda sabaha kadar siktiler beni. Ertesi akşama kadar amım ve götüm kapanmadı. Herhalde istesem birdaha böyle sikilemem, çok güzeldi!
[Canan]
16 Aralık 2013 Pazartesi
Türk sibel kekilli manken pornosu sizlerle
Slm, ben Aslı, 26 yaşındayım, 54 kiloyum, 1.76 boyundayım. 4 sene mankenlik yaptım, ama şimdi çalışmıyorum. Şuanda anlatacağım, Amerika’da o yaşadığım olayı hatırladıkça bile terliyorum. Daha önce İstanbulda birçok kez sikiştim, ama bu benim Amerikalı biriyle ilk sikişmemdi, hem de bir Striptizciyle! Çocukluğum Amerikada (Kansasta) geçti. Eskiden babamla annem Amerika’da işçi olarak çalışıyordu. Orda kazandıkları para Türkiyede daha değerli olduğu için, halimiz vaktimiz yerinde. Türkiyeye ailemle dönüş yapınca, orda birlikte büyüdüğüm Amerikalı arkadaşlarımı özlüyordum. Bundan 2 ay önce ordaki en yakın arkadaşım Linda evlendi. Bende tabi ki düğünü için Kansas’a gittim. Orada bizdeki gibi kına falan yok, kızlar kendi aralarında bekarlığa veda partisi yapıyorlar. Ben de hep duyardım, Striptizci çağırdıklarını, ama hiç öyle bir yerde bulunmadım.
Neyse, biz parti için hazırlandık, ben nedimesi olarak Lindalarda kalıyordum. Parti ufak bir bardaydı. Yola çıktık. Tabi üstümüzde 1 karış elbiseler, ayağımızda 5 karış topuklar var :) Bar sıcak bir ortamdı, bol bol içki vardı, etrafımızda da kiralık Striptizciler! Hepsi uzun boylu kaslı güzel vücutlu dar kot partolonlu üstündede paltolu erkekler. Nerdeyse her kıza 1 tane erkek düşüyordu!! Neyse, biz masalarıma geçtik, oturduk tekila-tuz-limon yapıyorduk. Kafalarımız güzel olmaya başlamıştı. Erkekler de masalara gelip dans ediyor, vücutlarını bize elletiyorlardı. Bir tanesi pantolonunun üzerinden sikini bana sürüyordu elleriyle de boynumu ovalıyordu :) 2-3 saat sonra bazılarımız çakırkeyif olduk, bazı kızlar ve arkadaşım Linda da sızmışlardı. Baktım herkes kendi halinde, kurnaz Türk kızı olarak en iri siki olan ve tam karşımda dans eden İtalyan erkeğine benzer olanın yanına gittim, “Beraber dans edelim mi?” dedim. “Emredersiniz patron!” dedi :)
Tuttum kolundan sahnenin önüne çektim ve tüm vücudunu okşadım, arkadan kalçalarımı değdirdim, sikinin iyice kalktığını anladım. Kolumu tuttu, “İsterseniz başka hizmetlerim de var! Ayrıca size özel para almayacağım!” dedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim. Beni aldı barın tuvaletine götürdü, kimse kendimi siktirmeye gittiğimin farkına bile varmadı. Sonra öpüşmeye başladık. Bu konuda uzman olduğunu söyleyebilirim. Hem tutkulu, hem sert, hem de duygusal şekilde öpebiliyordu, diliyle öyle şeyler yaptı ki, en iyi French Kiss'imdi benim. Sonra sıra boynuma, kulak mememe ve gögüslerime gedi. Dili pürüzlüydü, vücudumda kaymıyordu, ama dilinin o pürüzlerini göğsümde hissettikçe, o sert elleriyle okşandıkça çıldırıyordum.
Sonunda fermuarını açtı, sikini çıkardı ve beni kalçalarımdan tutup kucağına aldı. Ben de bacaklarımı ona sardım. Sertçe beni duvara bastırarak, sikini amıma soktu. Ben, “Ohh fuck, fuck me babe!” (Sik beni bebeğim!) diye bağırdıkça, o da hızlanıyordu. Resmen porno filmlerdeki o süper erkekler gibiydi. Boynumda sıcak nefesi, elleri belimi ve göbeğimi okşarken sarsılarak boşaldık. Hem de aynı anda. İlk defa benden önce boşalmayan bir erkekle birlikte oluyordum, bu yüzden bırakamazdım, götümü de sikmesini söyledim. Beni deminki gibi sertçe tuvaletin duvarına bastırdı, kollarımı duvara yapıştırdı ve ne bir yağlama, ne de tükürük olmaksızın (sadece amımın sıvılarıyla) götüme geçirdi ve ritmik şekilde götümü sikmeye başladı. Götüme her soktuğunda altımdaki yer kayıyordu sanki. Bu arada elleriyle saçımı toplayıp ensemi ısırıyordu, nefesi tenime o kadar tatlı geliyordu ki, şimdi düşündükçe bile orgazm oluyorum :)
Yarım saat siktikten sonra 2. postayı götüme boşaldı. Sikini temizleyip ağzıma aldım, süt içen kedi gibi taşaklarını yaladım. Bu onun hizmetine karşı bir teşekkürdü. Onu birkez de ağzımla boşalttıktan sonra da üstümüzü düzeltip bara geçtik. Bir de ne göreyim, 2 gün sonra evlenecek olan Linda striptizcilerden birinin sikini okşuyor, diğerine de amını okşatıyor, zevkten kendinden geçmiş, inliyordu! Şu Amerikalılardaki rahatlığa bak! Ben de benimkine teşekkür edip, sarışın bir tane Striptizciyle oynaşmaya gittim, kucağına oturdum, biraz da onla üstün körü seviştim. Ama esmer olanı kadar iyi değildi işinde. Ne derler, Sarışının adı, esmerin tadı! Şahsen bizim Türk erkekleri çok daha iyi sikiyor diye düşünüyorum.
Şuanda yine İstanbuldayım. Umarım bizim ülkede de böyle Striptizciler vardır. Şimdiden çok özledim kendimi işinin ehli birine siktirmeyi :)
[Aslı]
14 Aralık 2013 Cumartesi
Fabrikada erotik yeşilçam pornosu manken
İsmim Leyla. 40 yaşımda, evli, balık etli, çok güzel dolgun dik göğüslere, güzel pürüzsüz vücuda, yuvarlak kalçalara, sütün gibi bacaklara sahip, beyaz tenli bir kadınım. Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyoruz, halen cahilin tekidir. 9 cm siki var, kendi de zaten ufak tefek bir adamdır. Kocamla anlaşarak ayrılmaya karar verdik ve beni kızkardeşimin evine bıraktı gitti. O akşam kızkardeşimle oturduk eniştemin eve gelmesini bekledik. Eniştem gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, kızkardeşim, “Ablam ayrılıyor kocasından!” dedi. Eniştem nedenini sordu. “Anlaşamıyoruz enişte...” dedim. Eniştem evlerinde istediğim kadar kalabileceğimi söyledi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı.
Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan. Meğerse kızkardeşimin evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da kızkardeşimdi. Kızkardeşim benden 4 yaş küçük. Eniştem ile ben aynı yaştayız. Bir gün dayanamadım sordum, “Enişte, eve hergün içip içip geliyorsun, al rakını getir evde iç, biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Kızkardeşim hemen, “Yok yaa! Ne güzel dışarda içiyor zıkkımlanıyor işte, birde evde masa mı kuracağım ona!” diye karşı çıktı. Eniştem de bana, “Kızkardeşinin dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi. “Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!” dedim. Eniştem işe gitti, ben kızkardeşimle konuştum...
Kızkardeşim bana, “Abla eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum. “Sikmekten doymuyor azgın herif, hergün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Kızkardeşime kızdım, “Erkek adam, sikecek te, sevecek te, yoksa gider dışarda orospunun birini siker!” dedim. “Aman abla sen karışma işime, gitsin kimi sikecekse siksin, siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı...
Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için kızkardeşime de bardak getirdim. Kızkardeşim, “Ben içmem, dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi. Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen kızkardeşimin sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti, kızkardeşim, “Ben yatıyorum abla, masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem bana, “Görüyorsun işte, kızkardeşin böyle baldız, neden dışarda içtiğimi anladın mı?” dedi. “Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!” dedim. “Boşver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik.
Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Ordan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için kızkardeşimin odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli. Bir ara elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti. Bir tuhaf olmuştum. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu bana. Benden az bir cesaret alsa, kesin birşeyler olacaktı...
Kızkardeşimle konuştuklarımız geldi aklıma, ‘Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasındı? Enişteme biraz daha sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum, yarağına yakın yerleri okşuyordum. Eniştemin yarağı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile. Eniştem elimi tutup tam yarağının üzerine koydu ve elime yarağını kavrattırıp elimi sıktırdı. Yarağının nabız gibi atışını hissediyordum. Hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve yarağını külodundan çıkardım, okşamaya başladım. Yarağı kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı. Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Yarağı mosmor olmuştu ve damarları çıkmıştı. Ben yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu...
Hiç beklemediğim anda birden ağzıma boşalmıştı. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu. Enişteme, “Nasıl, rahatladın mı enişte?” dedim. “Sağ ol baldız harikaydın, ama sen rahatlamadın daha, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu kızkardeşime yakalanmaktan korkuyordum, “Beni boşver enişte...” dedim. Eniştem, “Ama olmaz ki baldız, sen de epeydir yaraksızsın!” diyerek göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı. Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı, beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı ve amımı yalamaya başladı. Deli gibi yalıyordu amımı, diliyle sikiyordu beni. Çok geçmeden kasılıp titreyerek orgazm oldum. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen. Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden kazık gibi duruyordu. Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma birseferde köküne kadar soktu ve sikmeye başladı. Sonunda ikinci postayı amıma boşalmıştı...
Yaklaşık bir aydır, kızkardeşim yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli, “Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum, “Enişte sana vermeyip kime vereceğim, seve seve veririm, ama yarağın çok büyük ve kalın, elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda, “Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi. “Ozaman olur...” dedim. Ama kızkardeşim nereye gittiğimi sorunca ne diyecektim. Eniştem ona da çare buldu, “Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz...” dedi.
Ertesi gün kızkardeşime aynen öyle dedim. Eniştem de, “Benim tanıdık avukat var, götüreyim...” dedi. Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada eniştem, “Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemiştirsin!” dedi. Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Hemen öpüşmeye başladık. Sonra yatakodasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum. “Dur daha değil baldız...” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden birşey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazm etti...
Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve busefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu. Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım, “Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum. Eniştem yarağını bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi, biraz yalatıp tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen...
Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda (o da böğürerek) götüme boşaldı. Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti. Tam 7 aydır avukat bahanesiyle sikiştik. Daha sonra gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım. Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve hergün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni.
Hoşçakalın.
[Leyla]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)